Vadideki Zambak

Honoré de Balzac

Dünya edebiyatının en önemli isimlerinden Honoré de Balzac’ın ölümsüz eserlerinden Vadideki Zambak, Fransız Devrimi’nden sonra toplumun dönüşümünü konu alıyor. Balzac’ın kendine has gerçekçiliğiyle örülü bu roman, Cemal Süreya çevirisiyle yeniden okurlarıyla buluşuyor.

 30,00

Kategoriler: ,

Yazar Hakkında

Honoré de Balzac

Honoré de Balzac

Asıl ismi Honoré Balssa. Fransa, Tours’da 1799 senesinde dünyaya geldi. Köylü bir ailenin çocuğu olan Balzac, soylu bir unvan kazanmak amacıyla ismine “de” takısı ekleyerek Honoré de Balzac adını kullanmaya başladı. Edebiyata ilgisi çok küçük yaşlara dayanıyordu. Gençlik çağına geldiğinde edebiyatı meslek olarak seçti. 1829 yılında ilk romanı “Köylü İsyanı”nı (Les Chouans) yayımladı. Balzac, artık adından söz edilen bir yazardı. 1834 yılına geldiğinde gerçekçilik akımının en önemli eserlerinden “Goriot Baba” romanını bitirdi. Devamında bütün eserlerini “İnsanlık Komedyası” adıyla bir araya getirdi. 1850 yılında Paris’te öldü.

Fransa’nın en önemli yazarlarından bir ismi öne çıkartmak istesek kuşkusuz bu isim Balzac olur. Gerçekçi üsluba katkısı, yarattığı karakterler, kusursuz betimleme yeteneği Balzac’ın üzerine bir defa daha düşünmemiz gerektiğini hatırlatıyor. Aynı zamanda romanları için seçtiği konular; para-insan, kadın-erkek, ebeveyn-çocuk, güç-iktidar ilişkileri, günümüz dünyasını da aydınlatmaya devam ediyor. Bunlardan biri de 1835 yılında sonlandırdığı ve hâlâ günümüzde en çok okunan romanı Vadideki Zambakİnsanlık Komedyası’nın “Taşra Yaşamından Sahneler” kısmında yer alan Vadideki Zambak için, kısmen de olsa Balzac’ın otobiyografisi deniyor. Öyle olmasa dahi çocukluk acılarından ve gençlik aşkından izler taşıdığı muhakkak. Yanı sıra Balzac’ın, romanı kaleme almadan önce Indre Vadisi’nde bir süre kalıp nehir boyu yürüdüğü ve yazacağı mekânları keşfe çıktığı biliniyor. Bu da romanın özenle kuruluşuna ve güçlü anlatısına güzel bir örnek.

Vadideki Zambak, “Balzac gerçekçiliği” dediğimiz o üslupla karşımıza çıkıyor. Fransız Devrimi’nden sonra toplumun dönüşümünü okura aktarıyor. Türkiyeli okur için bir diğer anlamı da bu çevirinin Cemal Süreya’ya ait olması olacaktır. Roman, bizleri gençlikten yetişkinliğe doğru yürüyen Felix’in dünyasına davet ediyor.

“Evet, insan bir kere sevmesin, her şey aşka varır ondan sonra, aşka bitişir.”