Sekizinci Kıta

Ercüment Akdeniz

Daha önce yazdığı “Mülteci İşçiler” ve “Sığınamayanlar” kitaplarında Türkiye’ye göç eden Suriyeli mültecilerin yaşam ve çalışma koşullarını gözler önüne seren gazeteci-yazar Ercüment Akdeniz, bu sefer Suriye dışındaki 10 farklı ülkeden gelen göçmenler için bir kürsü kuruyor. Geldikleri ülkelerin yakın tarihinden ülkemize varış serüvenlerine, onları Türkiye’de hapseden politik ve sosyal koşullardan işçileşme deneyimlerine varan hikâyelerini aktarıyor. Kıtalar arası göçmen hareketinin Türkiye durağından tüm dünyaya yayılan ‘Sekizinci Kıta’yı mercek altına alıyor.

 20,00

Yazar Hakkında

Ercüment Akdeniz

Ercüment Akdeniz

1972 yılında doğdu. Günlük Evrensel gazetesinde köşe yazarı, haber müdürü. Fişekçi Enstitüsü Çocuğun İnsan Hakları Ödülü'ne layık görüldü (2019). Halkevleri Hakikatin Peşinde Koşanlar Ödülü'nü aldı (2020). Uzun yıllar mülteciler üzerine saha çalışmaları yaptı, haber ve makaleleri gazete ve dergilerde yayınlandı. Yurt içi ve yurt dışında düzenlenen konferanslarda mültecileri anlattı. 2014 yılında "Suriye Savaşının Gölgesinde: Mülteci İşçiler" ve 2016 yılında "Ölüm Koridorundan Mülteci Pazarlığına: Sığınamayanlar" isimli kitapları yayımlandı.

Savaşlar, sürgünler, yoksulluk, kitlesel açlık, küresel iklim değişikliği, kuraklık derken peşi sıra gelen pandemi… Geçtiğimiz yüzyılın bugüne devrettiği emperyalist kapitalizmin bakiyesi. Tüm bu ekonomik, sosyal, politik ve çevresel tahribatın tetiklediği bir başka olgu da dünya üzerinde hareket eden 272 milyonluk bir göçmen nüfus. Küresel iklim değişikliğinin yarattığı atıkların biriktiği ‘Yedinci Kıta’ya ek, küresel sermayenin ürettiği felaketlerden kaçan göçmenlerin aktığı yüzer gezer bir ‘Sekizinci Kıta’.

Daha önce yazdığı Mülteci İşçiler ve Sığınamayanlar kitaplarında Türkiye’ye göç eden Suriyeli mültecilerin yaşam ve çalışma koşullarını gözler önüne seren gazeteci-yazar Ercüment Akdeniz, bu sefer Suriye dışındaki 10 farklı ülkeden gelen göçmenler için bir kürsü kuruyor. Geldikleri ülkelerin yakın tarihinden ülkemize varış serüvenlerine, onları Türkiye’de hapseden politik ve sosyal koşullardan işçileşme deneyimlerine varan hikâyelerini aktarıyor. Kıtalar arası göçmen hareketinin Türkiye durağından tüm dünyaya yayılan ‘Sekizinci Kıta’yı mercek altına alıyor.