Seçme Öyküler

Sabahattin Ali

Sabahattin Ali, çağdaş öykücülüğümüzü kuran baş ustalardan biridir. Anadolu yaşamından kaynaklanan öykülerinde gerçekçi bir tutumla ezilen insanların acılarını, eşitsizlikler, adaletsizlikler karşısındaki durumlarını, yoksulluk ve yoksunluklar içinde bırakılışlarını anlatır. Onun için kentten çok bir köy ve kasaba öykücüsü olarak ortaya çıkar. Sabahattin Ali, öykülerinde, çevreye dışarıdan bakmaz. O çevrenin içinde yaşayarak olayları ve kişileri izleyip eleştirir. Böylece öykücülüğümüzde gözleme dayanan gerçekçilik yerine “eleştirel gerçekçiliğin” daha da ileri giderek “toplumsal gerçekçiliğin” öncüsü olmuştur. Öykülerinde güçlü doğa tasvirleri yanında sergilediği katı gerçekler, anlatımını da etkilemiştir. Onun için öykülerinin sert ve çarpıcı bir havası vardır. Adnan Özyalçıner’in seçkisi ve sunuşuyla hazırlanan Sabahattin Ali, Seçme Öyküler kitabımızda yer alan öyküler, toplumcu yanıyla öne çıkan eserlerden oluşmaktadır.

 15,00

Kitap Detayları

Yayına Hazırlayan

Adnan Özyalçıner

Sayfa Sayısı

248

Cilt Tipi

Karton Kapak

Ebat

13,5×19,5

Basım

1. Basım (2019)

ISBN

9786052283547

Kapak Tasarım

Devrim Koçlan

Yazar Hakkında

Sabahattin Ali

Sabahattin Ali

25 Şubat 1907’de Gümülcine’de doğdu. Yedi yaşına geldiğinde eğitim hayatı Füyûzâtı Osmâniye Mektebi’nde başladı. Zabit olan babası Ali Selahattin Bey’in tayininin Çanakkale’ye çıkmasıyla birlikte ailecek taşındılar. Eğitimine Edremit İptidaî Mektebi’nde devam etti. Okulu bitirip İstanbul’a dayısının yanına dönen Sabahattin Ali bir yıl dayısıyla yaşadıktan sonra 1922-1923 ders yılında Balıkesir Muallim Mektebi’ne kaydoldu. Şiir ve hikâye deneyimleri bu zamanlarda ortaya çıkarken çeşitli dergi ve gazetelere yazılar göndermeye başladı. Bunlardan biri Balıkesir’de yayımlanan Irmak dergisidir. Sonrasında okul naklini İstanbul İlköğretmen Mektebi’ne aldıran Sabahattin Ali, okulu bitirdikten sonra Yozgat’ta öğretmenlik yaptı. 1928 yılında dil eğitimi amacıyla Almanya’ya gönderildi.
1930 yılında Türkiye’ye geri döndü. Sonrasında Milli Eğitim Bakanlığı Yayın Müdürlüğü’nde memurluk, Devlet Konservatuarı’nda dramaturgluk yaptı. Bu yıllarda Sabahattin Ali, öykücülüğe yeni bir soluk getirmeye, gerçekçi akımda örnekler vermeye başlamıştı. Bir Orman Hikâyesi 1930 yılında Resimli Ay dergisinde yayımlandı, ilk öykü kitabı Değirmen ise 1935 yılında Remzi Kitaphanesi tarafından yayımlandı. 1932 yılında Konya’da bulunduğu sırada okuduğu bir şiir yüzünden “Atatürk’e hakaret” suçlamasıyla tutuklandı ve mahkûm oldu. 1934 yılında Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü’nde görev aldı. 1935 yılında Aliye Hanım’la evlenen Sabahattin Ali’nin 1937 yılında kızı Filiz Ali dünyaya geldi. 1938 yılında yeniden öğretmenliğe başladı. 1945 yılında görevden alındı. Aynı yıl İstanbul’da yayımlanan siyasi mizah gazetesi Markopaşa’da yazıları yayımlandı. Bu yazılardan dolayı hakkında çeşitli davalar açıldı. 1948 yılında üç ay tutuklu kaldı. Kendisine pasaport verilmeyen Sabahattin Ali üzerinde bitip tükenmek bilmeyen siyasi baskıdan ve takibattan kurtulmak için Bulgaristan sınırından Avrupa’ya geçmek üzere Kırklareli civarında yoldayken öldürüldü. Ölümünden önce yayımlanmış dokuz kitabı ve Varlık dergisinde tefrika edilmiş Esirler (1936) oyunu ayrıca yetmişten fazla şiiri ve Türkçeye kazandırdığı kitaplar vardır. Eserleri birçok dile çevrilerek yayımlanan Sabahattin Ali’nin eserlerinden bazıları şunlardır: Değirmen 1935, Kağnı 1936, Ses 1937, Yeni Dünya 1943, Sırça Köşk 1947, Kuyucaklı Yusuf 1937, İçimizdeki Şeytan 1940, Kürk Mantolu Madonna 1943

Sabahattin Ali, çağdaş öykücülüğümüzü kuran baş ustalardan biridir. Anadolu yaşamından kaynaklanan öykülerinde gerçekçi bir tutumla ezilen insanların acılarını, eşitsizlikler, adaletsizlikler karşısındaki durumlarını, yoksulluk ve yoksunluklar içinde bırakılışlarını anlatır. Onun için kentten çok bir köy ve kasaba öykücüsü olarak ortaya çıkar. Sabahattin Ali, öykülerinde, çevreye dışarıdan bakmaz. O çevrenin içinde yaşayarak olayları ve kişileri izleyip eleştirir. Böylece öykücülüğümüzde gözleme dayanan gerçekçilik yerine “eleştirel gerçekçiliğin” daha da ileri giderek “toplumsal gerçekçiliğin” öncüsü olmuştur. Öykülerinde güçlü doğa tasvirleri yanında sergilediği katı gerçekler, anlatımını da etkilemiştir. Onun için öykülerinin sert ve çarpıcı bir havası vardır. Adnan Özyalçıner’in seçkisi ve sunuşuyla hazırlanan Sabahattin Ali, Seçme Öyküler kitabımızda yer alan öyküler, toplumcu yanıyla öne çıkan eserlerden oluşmaktadır.

Kitaptan Bir Bölüm Okumak İçin

 

Kitaba Göz Atın

Download