Perşembe Mektupları

Sennur Sezer

Mektup, dünden bugüne, bugünden geleceğe olan iletinin anahtarıdır. Sennur Sezer, Perşembe Mektupları’yla bugün yitirdiğimiz o anahtarı bize, son bir kez, vermek istiyor. Perşembe Mektupları, içeriklerinin, özgün düşüncelerinin yanı sıra anlatımıyla dili açısından da şiir tadında. Sürükleyici mektuplar. Sennur Sezer’in karşısındakine yazdığı her mektup, kendisine yazdığı mektuplar olduğu gibi, aynı zamanda, hepimize yazılmış mektuplardır.

 40,00

Kategoriler:

Yazar Hakkında

Sennur Sezer

Sennur Sezer

Sennur Sezer, 12 Haziran 1943 yılında Eskişehir’de doğmuş şair ve belgesel anlatıları yazarıdır. 1959’da İstanbul Kız Lisesi’nin ikinci sınıfından ayrıldıktan sonra Taşkızak Tersanesi’nde çalışmaya başladı. İlk şiirini liseden ayrılmadan önce 1959 yılında yayımladı. 1964’te ilk kitabı olan “Gecekondu” okurlarıyla buluştu. 1965 yılında Varlık Yayınları düzelticiliğine geçti. 1967’de Adnan Özyalçıner ile evlendi. 1982 yılına kadar çeşitli yayınevlerinde ve ansiklopedilerde düzelticilik, metin yazarlığı yaptı. 1985 yılında yayımlanan “Bu Resimde Kimler Var” ile Halil Kocagöz ödülünü aldı. 1991 Sıtkı Dost Çocuk Edebiyatı birinciliğini Adnan Özyalçıner’le birlikte yazdığı ‘Keloğlan ile Köse’ eseriyle aldı. 2000 yılında “Kirlenmiş Kağıtlar” ile Yunus Nadi şiir ödülünü, 2012 yılında da Pen şiir ödülünü aldı.

Sennur Sezer’e ait eserlerden bazıları şunlardır: Gecekondu, Yasak, Direnç, Gerçeğin Masalı, Sesimi Arıyorum, Kirlenmiş Kağıtlar, Dilsiz Dengbej, Akşam Haberleri, İzi Kalsın... Vefatının ardından “Direnç” adıyla da bütün şiirleri yayımlandı.

“Mektup, dünden bugüne, bugünden geleceğe olan iletinin anahtarıdır. Sennur Sezer, Perşembe Mektupları’yla bugün yitirdiğimiz o anahtarı bize, son bir kez, vermek istiyor. Perşembe Mektupları, içeriklerinin, özgün düşüncelerinin yanı sıra anlatımıyla dili açısından da şiir tadında. Sürükleyici mektuplar. Sennur Sezer’in karşısındakine yazdığı her mektup, kendisine yazdığı mektuplar olduğu gibi, aynı zamanda, hepimize yazılmış mektuplardır.”

– Adnan Özyalçıner