Kürk Mantolu Madonna

Sabahattin Ali

Kürk Mantolu Madonna, edebiyatımızda düşle gerçeğin kesiştiği noktalarıyla aşkın yüceliğinin, sevginin birleştiriciliğiyle vazgeçilmezliğinin romanıdır. Yaşama sevincinin sürekliliğine, yalnızlık karşısında birlikteliğe yakılmış bir türküdür. Gerçekliği bundandır.

Adnan Özyalçıner

“Dün başımdan garip bir hadise geçti ve bana on sene evvelki başka birtakım hadiseleri yeniden yaşattı. Unutup gittiğimi zannettiğim bu hatıraların, bundan sonra beni hiç bırakmayacaklarını biliyorum… Hangi hain tesadüf dün onları yolumun üstüne çıkardı ve beni, senelerden beri dalmış olduğum derin uykudan, artık yavaş yavaş alıştığım hissiz uyuşukluktan ayırdı. Deli olacağım, yahut öleceğim dersem yalan öylemiş olurum. İnsan tahammül edemeyeceğini zannettiği şeylere pek çabuk alışıyor ve katlanıyor. Ben de yaşayacağım… Ama nasıl yaşayacağım…”

 11,00

Kitap Detayları

Yayına Hazırlayan

Adnan Özyalçıner

Sayfa Sayısı

168

Cilt Tipi

Karton Kapak

Ebat

13,5×19,5

Basım

1. Basım (2019)

ISBN

9786052283530

Kapak Tasarım

Devrim Koçlan

Yazar Hakkında

Sabahattin Ali

Sabahattin Ali

25 Şubat 1907’de Gümülcine’de doğdu. Yedi yaşına geldiğinde eğitim hayatı Füyûzâtı Osmâniye Mektebi’nde başladı. Zabit olan babası Ali Selahattin Bey’in tayininin Çanakkale’ye çıkmasıyla birlikte ailecek taşındılar. Eğitimine Edremit İptidaî Mektebi’nde devam etti. Okulu bitirip İstanbul’a dayısının yanına dönen Sabahattin Ali bir yıl dayısıyla yaşadıktan sonra 1922-1923 ders yılında Balıkesir Muallim Mektebi’ne kaydoldu. Şiir ve hikâye deneyimleri bu zamanlarda ortaya çıkarken çeşitli dergi ve gazetelere yazılar göndermeye başladı. Bunlardan biri Balıkesir’de yayımlanan Irmak dergisidir. Sonrasında okul naklini İstanbul İlköğretmen Mektebi’ne aldıran Sabahattin Ali, okulu bitirdikten sonra Yozgat’ta öğretmenlik yaptı. 1928 yılında dil eğitimi amacıyla Almanya’ya gönderildi.
1930 yılında Türkiye’ye geri döndü. Sonrasında Milli Eğitim Bakanlığı Yayın Müdürlüğü’nde memurluk, Devlet Konservatuarı’nda dramaturgluk yaptı. Bu yıllarda Sabahattin Ali, öykücülüğe yeni bir soluk getirmeye, gerçekçi akımda örnekler vermeye başlamıştı. Bir Orman Hikâyesi 1930 yılında Resimli Ay dergisinde yayımlandı, ilk öykü kitabı Değirmen ise 1935 yılında Remzi Kitaphanesi tarafından yayımlandı. 1932 yılında Konya’da bulunduğu sırada okuduğu bir şiir yüzünden “Atatürk’e hakaret” suçlamasıyla tutuklandı ve mahkûm oldu. 1934 yılında Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü’nde görev aldı. 1935 yılında Aliye Hanım’la evlenen Sabahattin Ali’nin 1937 yılında kızı Filiz Ali dünyaya geldi. 1938 yılında yeniden öğretmenliğe başladı. 1945 yılında görevden alındı. Aynı yıl İstanbul’da yayımlanan siyasi mizah gazetesi Markopaşa’da yazıları yayımlandı. Bu yazılardan dolayı hakkında çeşitli davalar açıldı. 1948 yılında üç ay tutuklu kaldı. Kendisine pasaport verilmeyen Sabahattin Ali üzerinde bitip tükenmek bilmeyen siyasi baskıdan ve takibattan kurtulmak için Bulgaristan sınırından Avrupa’ya geçmek üzere Kırklareli civarında yoldayken öldürüldü. Ölümünden önce yayımlanmış dokuz kitabı ve Varlık dergisinde tefrika edilmiş Esirler (1936) oyunu ayrıca yetmişten fazla şiiri ve Türkçeye kazandırdığı kitaplar vardır. Eserleri birçok dile çevrilerek yayımlanan Sabahattin Ali’nin eserlerinden bazıları şunlardır: Değirmen 1935, Kağnı 1936, Ses 1937, Yeni Dünya 1943, Sırça Köşk 1947, Kuyucaklı Yusuf 1937, İçimizdeki Şeytan 1940, Kürk Mantolu Madonna 1943

Kürk Mantolu Madonna, edebiyatımızda düşle gerçeğin kesiştiği noktalarıyla aşkın yüceliğinin, sevginin birleştiriciliğiyle vazgeçilmezliğinin romanıdır. Yaşama sevincinin sürekliliğine, yalnızlık karşısında birlikteliğe yakılmış bir türküdür. Gerçekliği bundandır.

Adnan Özyalçıner

“Dün başımdan garip bir hadise geçti ve bana on sene evvelki başka birtakım hadiseleri yeniden yaşattı. Unutup gittiğimi zannettiğim bu hatıraların, bundan sonra beni hiç bırakmayacaklarını biliyorum… Hangi hain tesadüf dün onları yolumun üstüne çıkardı ve beni, senelerden beri dalmış olduğum derin uykudan, artık yavaş yavaş alıştığım hissiz uyuşukluktan ayırdı. Deli olacağım, yahut öleceğim dersem yalan öylemiş olurum. İnsan tahammül edemeyeceğini zannettiği şeylere pek çabuk alışıyor ve katlanıyor. Ben de yaşayacağım… Ama nasıl yaşayacağım…”

Kitaptan Bir Bölüm Okumak İçin

Kitaba Göz Atın

Download