Kocakurt

Ahmet Say

Ahmet Say’ın ustalığı, Türkiye’nin ekonomik-toplumsal yapısı hakkındaki bilgisini bilgiçliğe kaçmadan vermesinde. Bunu yaparken mizah yeteneğini de ortaya koymuş oluyor. Nice önemli doğruları kısa bir cümle içinde verebiliyor; gereksiz açıklamalara girmiyor, okurun anlayışına güveniyor.

Fethi Naci (1976)

Ahmet Say’ın yenilerde yayımlanan ilk romanı Kocakurt’la ayrı bir ilgi uyandıracağı kanısındayım. 1950 kuşağı, 1960 kuşağı öykücülerinde pek rastlanmayan bir humor’la, eğleniyle dolup taşan bir anlatımı var Ahmet Say’ın. Argoyu da çok güzel kullanıyor, öyle 20-30 sözcüğün içine sıkışıp kalmıyor; şiirsel bir gerilim, içeriğe uygun bir anlatım kıvamı tutturuyor. Bu niteliğiyle Kocakurt’u bir solukta okuyup bitiriveriyorsunuz. Üstelik Ahmet Say’ın romanının gerisinde Türkiye’ye özgü bir tarihsel şema da var. Ahmet Say bir yerde bir Brecht esprisiyle yaklaşıyor insanlara. Kocakurt’un serüveniyle Türkiye’nin son çeyrek yüzyılda uğradığı tarihsel değişmeler arasında bağlar kuruyor.

Cemal Süreya (1976)

 

 20,00

Kategoriler: ,

Kitap Detayları

Sayfa Sayısı

280

Cilt Tipi

Karton Kapak

Basım

1.Basım (2018)

Ebat

13,5×19,5

ISBN

9786052283226

Kapak Tasarım

Devrim Koçlan

Yazar Hakkında

Ahmet Say

Ahmet Say

Matematik öğretmeni Fazıl Say’ın oğlu olan Ahmet Say, 1935’te İstanbul’da doğdu. Küçük yaşta özel dersler alarak piyanoya başladı, 1945’te İstanbul Belediye Konservatuvarı’na girdi, 1950’de bu okuldan ayrıldı. İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirdikten sonra Almanya’da basın ve yayın öğrenimi yaptı (1954-60). Bu yıllarda Kurt Köhler’in özendirmesiyle müzikolojiye ilgi gösterdi. Yurda dönünce Bingöl’de öğretmen, halk eğitimcisi ve folklorcu olarak çalıştı. Türkü, ağıt, masal ve destanlar derledi. İzlenimlerini edebiyat alanında değerlendirdi, roman ve öyküleriyle ödüller aldı: TRT Hikâye Yarışması (1970), Sabahattin Ali Öykü Ödülü (1973), Milliyet Roman Yarışması (1975), Antalya Film Festivali Hikâye Yarışması (1976). 1964’te Ankara’ya yerleşti. 1968’de haftalık “Türk Solu” dergisinin yazı işleri müdürlüğünü, 1970’te “Türkiye Solu” dergisinin sahipliğini üstlendi. 1977-82 yılları arasında aylık edebiyat dergisi “Türkiye Yazıları”nı yayımladı. 1974’ten başlayarak müzik eleştirmenliği ve müzik yayıncılığına da yönelen Ahmet Say’ın, Güneşin Savrulduğu Yerden, İpek Halıya Ters Binen Kedi, İnsanoğlu İnsanlar, Ağaçlar Çiçekteydi adlı eserleri de bulunmaktadır.

Ahmet Say’ın ustalığı, Türkiye’nin ekonomik-toplumsal yapısı hakkındaki bilgisini bilgiçliğe kaçmadan vermesinde. Bunu yaparken mizah yeteneğini de ortaya koymuş oluyor. Nice önemli doğruları kısa bir cümle içinde verebiliyor; gereksiz açıklamalara girmiyor, okurun anlayışına güveniyor.

Fethi Naci (1976)

Ahmet Say’ın yenilerde yayımlanan ilk romanı Kocakurt’la ayrı bir ilgi uyandıracağı kanısındayım. 1950 kuşağı, 1960 kuşağı öykücülerinde pek rastlanmayan bir humor’la, eğleniyle dolup taşan bir anlatımı var Ahmet Say’ın. Argoyu da çok güzel kullanıyor, öyle 20-30 sözcüğün içine sıkışıp kalmıyor; şiirsel bir gerilim, içeriğe uygun bir anlatım kıvamı tutturuyor. Bu niteliğiyle Kocakurt’u bir solukta okuyup bitiriveriyorsunuz. Üstelik Ahmet Say’ın romanının gerisinde Türkiye’ye özgü bir tarihsel şema da var. Ahmet Say bir yerde bir Brecht esprisiyle yaklaşıyor insanlara. Kocakurt’un serüveniyle Türkiye’nin son çeyrek yüzyılda uğradığı tarihsel değişmeler arasında bağlar kuruyor.

Cemal Süreya (1976)

Kitaptan Bir Bölüm Okumak İçin

Kitaba göz atın

Download