Burası Politeknik

Rıza Özlütaş

Kasım 1973’te askeri diktatörlüğün işbaşında olduğu Yunanistan’da öğrenci gençliğin cuntanın eğitim politikalarına ve baskılara tepkileri, “Ekmek, eğitim, özgürlük” talebiyle geniş bir kitle hareketine dönüştü. Sokakları tutuşturan kıvılcım, Atina’da Politeknik Üniversitesi’nde çaktı.
“Burası Politeknik… Burası Politeknik! … Bütün halkımızı, işçi ve emekçileri sokaklara cuntaya karşı özgürlük mücadelesine katılmaya çağırıyoruz! Cuntaya karşı mücadele edelim… Faşizme karşı mücadele edelim… Yaşasın özgür Politeknik, yaşasın özgür Yunan halkı! … Mücadele eden gençlikle dayanışmak için semtleri boşaltıp Atina merkezine gelin! Bugün cunta gidecek!… Bugün faşist yönetim yıkılacak!”
Üç gün süren işgal, tanklar eşliğinde okula giren asker ve polislerin katliama dönüşen operasyonuyla bitmişti. Ancak yüzlerce ölü ve binlerce yaralıya rağmen, özgürlük ve demokrasi talebi etrafında patlayan halk hareketinin ortaya çıkardığı potansiyel, askeri faşist diktatörlüğün yıkılış sürecini başlatan işaret fişeği oldu.

 14,00

Kitap Detayları

Sayfa Sayısı

154

Cilt Tipi

Karton Kapak

Ebat

13,5×19,5

Basım

1.Basım (2017)

ISBN

9786058239074

Kapak Tasarım

Devrim Koçlan

Yazar Hakkında

Rıza Özlütaş

Rıza Özlütaş

1959 yılında Elazığ’ın Hüseynik köyünde doğdu. İlk ve ortaokulu Elazığ’da, liseyi ise Ankara ve Elazığ’da okudu. Politik nedenlerle 1980 yılında cezaevine girdi. 1986 yılında cezaevinden çıktıktan sonra Yunanistan’a giderek bu ülkeye iltica etti. Yunanistan devrimci hareketi içinde faaliyetler sürdürmeye devam eden Özlütaş, inşaat işçileri sendikası, Uluslararası Barış Örgütü, Politik Hakları Savunma Örgütü gibi birçok kitle kuruluşunda yöneticilik yaptı ve Yunanistan Mücadeleci İşçi Sendikaları göçmen sekreterliğini üstlendi. Evrensel gazetesinin Yunanistan muhabirliğini de yapan Özlütaş bu ülkede birçok dergi ve gazeteye yazılar yazıyor. İçinde mübadele yıllarına ait öykülerin yer aldığı “Sefiller Kervanı” ve “Ağlayan Mahkûm” adlı kitapları Türkçeye çeviren Özlütaş’ın “Odisseus’un Yolculuğu” adlı bir de derleme kitabı bulunuyor. Yunanistan vatandaşı olan Özlütaş evli ve iki kız çocuğu babası.

Kasım 1973’te askeri diktatörlüğün işbaşında olduğu Yunanistan’da öğrenci gençliğin cuntanın eğitim politikalarına ve baskılara tepkileri, “Ekmek, eğitim, özgürlük” talebiyle geniş bir kitle hareketine dönüştü. Sokakları tutuşturan kıvılcım, Atina’da Politeknik Üniversitesi’nde çaktı.
“Burası Politeknik… Burası Politeknik! … Bütün halkımızı, işçi ve emekçileri sokaklara cuntaya karşı özgürlük mücadelesine katılmaya çağırıyoruz! Cuntaya karşı mücadele edelim… Faşizme karşı mücadele edelim… Yaşasın özgür Politeknik, yaşasın özgür Yunan halkı! … Mücadele eden gençlikle dayanışmak için semtleri boşaltıp Atina merkezine gelin! Bugün cunta gidecek!… Bugün faşist yönetim yıkılacak!”
Üç gün süren işgal, tanklar eşliğinde okula giren asker ve polislerin katliama dönüşen operasyonuyla bitmişti. Ancak yüzlerce ölü ve binlerce yaralıya rağmen, özgürlük ve demokrasi talebi etrafında patlayan halk hareketinin ortaya çıkardığı potansiyel, askeri faşist diktatörlüğün yıkılış sürecini başlatan işaret fişeği oldu.
“Ekmek, eğitim, özgürlük!” talep eden öğrenciler, karanlığı yırtmak için göğüslerini siper etmiş, tanka, topa, tüfeğe, askere, polise, zulme karşı emekçi halkla kenetlenmişti. Dünyalara sığamıyorlardı. “Bu gece faşizm ölecek, yaşasın hürriyet!”
Gazeteci, yazar, çevirmen Rıza Özlütaş, Yunan gençliğinin Albaylar Cuntasına karşı efsanevi Politeknik Direnişi’ni o günlerin tarihsel gelişmeleriyle, tanıklıklarla birlikte okura anlatıyor.
“Politeknik Direnişi, Yunanistan’ın yakın tarihinde ulusal kurtuluş savaşından sonraki en önemli direniştir. Yaşayan bir efsanenin adıdır” diyor direnişin başından sonuna kadar içinde yer alan Siflis Kafkalas.  “Politeknik çok büyük bir miras bıraktı… Emperyalizme ve faşizme karşı verilmiş bir mücadele ve direniştir. Egemenlere karşı bir başkaldırıdır. Politeknik’te atılan ‘Ekmek, eğitim, özgürlük’ sloganı hâlâ güncelliğini koruyor ve ezilenlerin sınıfsal taleplerini dile getiriyorsa, o zaman yeni Politeknik’lere ihtiyacımız var demektir. Özgürlük ve sınıfsal kurtuluş mücadeleleri var oldukça dünyanın her yerinde yeni Politeknik’ler de olacaktır. Burjuva tarihçiler ve politikacılar varsın Politeknik döneminin bittiğini ve kapandığını savunup dursunlar! Diyalektik materyalizmi savunanlar için Politeknik ‘tarih’ değil, tekerrürü kaçınılmaz olan bir sınıf tavrıdır.”

Kitabın Tamamını Okumak İçin

Kitabın Tamamını Okumak İçin

Download